Spor haberleri,spor,tüm sporlar,yeni sporlar,atletik sporlar,doğa sporları

Spor,sporlar,spor haberleri,yeni sporlar,eski sporlar,etkin sporlar,dövüş sporları

Archive for the ‘Spor Haberleri’ Category

Bumerang Nedir ?

Nov-20-2008 By admin

Özellikle Avustralya yerlileri (Aborijin), ayrıca eski Mısırlılar ve Avrupalılar, Hindistan’ın bazı yörelerindeki kabileler tarafından silah olarak kullanılan yassı bir kesite sahip eğri bir sopa. Avustralya ve ABD’de hala spor aracı olarak kullanılmaktadır. Genellikle akasya ve ökaliptus gibi sert ağaçlardan yapılmakta ve boyu 40-90 cm kadar olmaktadır. Eğriliği, kolları arasındaki açı 90°den büyük olacak şekildedir. Bazıları düz olarak fırlatıldığı yönde ilerler, bazıları ise havada bir dairevi yörünge çizerek tekrar geri gelirler. Her iki tipte de bumerang döndürülerek fırlatılır ve kendi ekseni etrafında bir daire çizerek döndüğünden dolayı bir jiroskop gibi kendisini havada dengeler. Aynı zamanda sahib olduğu aerodinamik şeklinden dolayı havada ilerlerken kaldırma kuvvetine maruz kalır. Böylece yere paralel olarak fırlatılan bumerangın çok uzak mesafelere gitmesi mümkün olur.

Geri dönen bumeranglar, kendi ekseni etrafında bir pervane gibi döndüğünde oluşan hayali daire düzlemi, dik düzlemden biraz sağa veya sola eğik olacak şekilde fırlatılır. Bu eğiklik sağ elle fırlatılan bumeranglarda sağa doğrudur. Dolayısıyla fırlatılan bumeranglar da sağa doğrudur. Dolayısıyla fırlatana göre sağdan başlayıp sola doğru dairevi bir yörünge çizerek geri gelir. Bumerang havada belli bir hızla hareket ederken aynı zamanda döndüğünden üst kısma gelen kolun havaya göre izafi hızı alttakinden daha fazladır. Çünkü dönme hareketinde cismin teğetsel hızı daireye teğet olacak şekilde yön değiştirir. Bu hız üst kısımda bumerangın hareketi yönünde, alt kısımda ise ters yöndedir. Üst kısmın hızının fazla olması, üst kısma daha fazla kaldırma kuvvetinin tesir etmesine sebeb olur. Bu da dönen bumerangın oluşturduğu hayali daireyi, sağa eğik atılmışsa sola doğru devirmeye çalışır. Fakat kendi ekseni etrafında dönmesinden ileri gelen jiroskopik tesirle devrilmeyip, hayali dairenin dik ekseni etrafında dönme yapar. Bu hareket neticesi hayali dairenin yönü daima değişir ve neticede dairevi bir yörünge takib ederek ilk başlangıç noktasına gelir.

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

90′lı yıllarda at yarışı severler hatırlarlar pistlerin arap alarında efsane ismi vardı Yavuzhan . Bu atın en önemli özelliği %90 kanadığı yarışlarda ona oynayan ve güvenen yarışseverlerin yüreğini ağzına getirmesi ve yarışları herzaman fotofiniş çizgisinde burun farkıyla kazanmasıydı . Meraklıydık ozamanlar kasdi mi oluyor bu diye şüphelenip araştırıdık , sonradan öğrendik ki bu karizmatik atın özel bir huyu varmış , her koşuda yanına illa ki mücadele edecek onunla burun buruna gidecek bir at yani rakip istemiş , öyle alıp başını 5 boy gitmek karakterinde yokmuş . Bunu öğrendik ama yinede her yarışında aynı heyecanı yaşamaktan alıkoyamadık kendimizi … Bu değerli atı saygıyla analım bu vesile ile …
Bu hikayeden sanırım herkes bu sayfalar ile ilgili olan dersi veya vurguyu çıkarmıştır . Ne yapalım bazılarının karakteri böyle işte , yapacak birşey yok , son ana son dakikaya kadar burun buruna rekabeti tercih ediyor, potada ( fotofinişte) rakibi geçmenin hazzı demek ki başka birşeyde yok ! Bu hafta sonu son 50 mt’si koşulmaya başlanacak Mecidiyeköy’de yarışın bakalım Yavuzhan ruhu nekadar benzeşecek …
Ha bu arada Yavuzhan’ın forması sarı-kırmızı idi , ama dili yoktu ki tercihini söyleyebilsin !
Sağlık sorunu olanlara güç diliyoruz … İyi seyirler !

(F.D)Şeref Solmazer
24 Nisan 2008

———–
31. Hafta

Fenerbahçe : 4 Denizlispor : 1

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Mustafa Kamil Abitoğlu , Baki Tuncay Akkın , Erhan Sönmez

FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Gökhan (Can dk. 85 ), Lugano , Edu , Uğur Boral , Colin Kazım (Semih dk. 66 ), Selçuk , Aurelio , Deivid , Alex (Ali Bilgin dk. 79 ), Kezman

DENİZLİSPOR: Süleyman, Hasan , Fatih Yiğen , Selahattin (Çağlar dk. 33 ), Carlos Alberto (Murat Karakoç dk. 50 ), Tomas , Moreira , Serhat , Güray , Yusuf , Fatih Egedik (Musa dk. 56 )

GOLLER: Kezman (dk. 21), Deivid (dk. 59), Murat Karakoç (dk. 76 k.k.), Güray (dk. 89), Semih (dk. 90+3)

—————
30. Hafta

Ankaraspor : 2 Fenerbahçe : 2

STAT: Yenikent ASAŞ
HAKEMLER: Halis Özkahya, Serkan Gencerler, Nihat Mızrak

ANKARASPOR: Senecky, Risp, Tayfun, Emre Aşık, Erhan Albayrak, Hamilton(Neca dk. 73), Hürriyet(Murat Tosun dk. 73), Adem, Tita(Orhan Ak dk. 79), Mehmet Yılmaz, De Nigris
YEDEKLER: Gökhan, Murat Akyüz, Ediz, Eren
TEKNİK DİREKTÖR: Saffet Susic

FENERBAHÇE: Serdar, Gökhan, Edu, Lugano, Vederson, Deivid, Maldonado, Aurelio, Kazım(Uğur Boral dk. 68), Alex(Selçuk dk. 90+3), Semih(Kezman dk. 81)
YEDEKLER: Volkan Babacan, Yasin, Ali Bilgin, Önder
TEKNİK DİREKTÖR: Arthur Zico

GOLLER: Alex (dk. 7), Hamilton (dk. 32), Vederson (dk. 57), Mehmet Yılmaz (dk. 90+5)
SARI KARTLAR: Mehmet Yılmaz, Risp, Emre Aşık (Ankaraspor), Vederson, Deivid, Lugano (Fenerbahçe)

Derleyen : Futbol Dilencileri

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]


Goal.com’dan Sulmaan Ahmad, sizler için Premier Lig’in bu sezonki en iyi 10 transferini tespit etti.

(ÖZEL DOSYA) Premier Lig’de bu sezonun en iyi 10 transferi
Yayın gelirlerinin ve sponsorluk anlaşmalarının artmasıyla adeta para basan Premier Lig’de, bu sezon birçok önemli transfer yapıldı. Dört büyükler olarak adlandırılan Manchester United, Chelsea, Arsenal ve Liverpool, transfer için bazı liglerin toplam bütçelerinden bile fazla para harcadılar. Bazı transferler fos çıksa da, genelde iyi oyuncular seçildi. İşte sezonun en iyi 10 yeni futbolcusu :

10) Martin Petrov (Atlético Madrid’den Manchester City’ye)

Bazılarınız Brezilyalı Elano dururken neden Bulgar futbolcunun seçildiğini sorabilirsiniz. Elano sezona iyi başlamasına rağmen daha sonra çaptan düştü; ancak Petrov istikrarlı performasıyla takıma katkı yapmaya sürdürdü.

Sol kanattaki sürati, etkili şutları ve tehlikeli paslarıyla City’yi hücuma kaldıran adam oldu. Daha sadece 29 yaşında olmasına rağmen 4,7 milyon sterlin karşılığında Atletico Madrid’den alınan Petrov, kariyerinin en formda dönemlerini yaşıyor.

9) Carlos Tevez (West Ham’den Manchester United’a)

Tevez, United’da şu anda kiralık oynamasına rağmen sezon sonunda bonservisiyle alınmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Kariyerine Boca Juniors’da başlayan ve 20 milyon dolara Corinthians’a giden golcü, 78 maçta 20 gol atarak paranın hakkını verdikten sonra Premier Lig’de West Ham’i adeta tek başına küme düşmekten kurtardı ve sonunda ‘Kırmızı Şeytanlar’ın dikkatini çekti.

Bonservisinin bir kısmı bir yerde, diğer kısmı West Ham’de olan futbolcunun transfer şekli bir yana, Wayne Rooney ile olan benzerliği çok tartışıldı. Ancak o, Ronaldo ve Rooney ile çok iyi anlaşarak takımın hücum hattında önemli bir silah olduğunu kanıtladı. Chelsea, Liverpool ve Lyon maçlarında attığı kritik gollerle kalitesini gösterdi.

8) Mauro Zarate (Al Sadd’dan Birmingham City’e)

Ocak ayında Birmingham tarafından kiralanan ve sadece üç gol atan 21 yaşındaki futbolcunun listede Tevez’den daha yüksekte olması sizi şaşırtmış olabilir. Ne var ki daha önce Velez Sarsfield’de oynayan futbolcunun müthiş performansı sayesinde Birmingham kümede kalma yolunda büyük adımlar attı. Üstelik oyuncunun çok ucuza alınmış olması, onu listenin önemli futbolcularından biri yapıyor.

Qatar takımı Al Sadd’dan kiralanan ve Birmingham kümede kalırsa bonservisi ile alınması planlanan oyuncu, Alex McLeish’in takımı için inanılmaz bir fırsat.

7) Bacary Sagna (Auxerre’den Arsenal’e)

Adını daha önce çok az kişinin duyduğu bu futbolcuyu keşfeden tabii ki Arsene Wenger oldu. Cesc Fabregas, Patrick Vieira ve Thierry Henry’yi takıma kazandıran Wenger’in son zamanladaki favorisi Fransız asıllı Afrikalı oyuncular. 25 yaşındaki Sagna, Wenger’in hedeflediği kitleden biraz daha yaşlı olsa da, Manchester United’ın Patrice Evra’ya ödediği 6 milyon sterlinlik değere ulaştı bile.

İlginç saç stili ve muhteşem fiziğiyle dikkat çeken Sagna, Evra kadar hareketli bir futbolcu olmasa da tam bir görev adamı. Wenger’in sürekli şans verdiği bu oyuncu yıllar geçtikçe daha da değer kazanacak.


6) Sulley Muntari (Udinese’den Portsmouth’a)

Harry Redknapp’in Afrikalı oyuncularının sonuncusu olan Ganalı futbolcu, zaten milli takım ve Udinese’deki başarılı performansıyla tanınan bir isim olmuştu.

Fazla bütçesi olmayan Portsmouth, orta saha oyuncusuna 7 milyon sterlin ödeyerek kulüp rekorunu kırdı; ancak futbolcunun üstün performansı sayesinde ödediği her kuruşun hakkını aldı.

5) Yakubu (Middlesbrough’dan Everton’a)

Nijeyalı milli futbolcu Yakubu, İngiltere’de 4 yıldır forma giyiyor ve tanınıyordu. David Moyes de onun için 11.25 milyon sterlin ödeyerek futbolcuya ne kadar güvendiğini gösterdi.

Biz Goal.com olarak bu tip astronomik rakamların ödenmesi yerine daha çok akıllı yatırımları tercih etsek de, 25 yaşındaki oyuncu aldığı parayı hakeden işler yaptı.

Bu sezon 20 golü hedefleyen futbolcu; sürati, gücü ve gol yollarındaki başarısıyla göz kamaştırıyor. Yakubu, Everton’ı önümüzdeki yıllarda büyük başarılara taşıyabilir.


4) Javier Mascherano (West Ham’den Liverpool’a)

Carlos Tevez’in eski takım arkadaşı ve sırdaşı Javier, Liverpool’un vazgeçilmez oyuncularından biri oldu.

Transfer hikâyesi en az Tevez kadar karışık olan 23 yaşındaki oyuncuya Liverpool 18 milyon sterlin civarında bir rakam ödedi.

Bu rakam şu anda çok görünse de, yaşı daha genç olan futbolcu ileride dünyanın en iyi defansif orta saha oyuncularından biri olabilir. Oyuncunun adam durdurmadaki yeteneği ve en büyük yıldızlara bile geçit vermemesi, bu sezon inişli çıkışlı bir grafik segileyen Liverpool’da yüzlerin gülmesine sebep oldu.

Eğer Liverpool hem ligde hem de Avrupa kupalarında daha iyi yerlere gelmek istiyorsa takımın Mascherano’ya çok ihtiyacı var.

3) Anderson (Porto’dan Manchester United’a)

United, çok genç ve tanınmamış bu oyuncuya tam 18 milyon sterlin ödeyerek sezon başında epeyce eleştiri almıştı. Kariyerine Gremio’da başlayan ve Ronaldinho’ya benzetilen oyuncu Porto tarafından hemen keşfedildi ve takımın şampiyonluğunda büyük rol oynadı.

Bir sonraki sezon ayağı kırıldı ve beş ay sahalardan uzak kaldı; ancak bu Real Madrid ve Chelsea gibi devlerin onu istemesine engel olmadı.

Oyuncunun geleceği o kadar parlaktı ki, Sir Alex Ferguson onu Porto’dan aldı ve bunca zaman forma giyememesine rağmen onu transfer etmekten çekinmedi.

Sezon başında biraz bocalayan futbolcu, daha sonra yeni ülkesine alıştı ve takıma uyum sağladı. Daha 19 yaşında olmasına rağmen komple bir futbolcunun tüm özelliklerini taşıyor.

2) Roque Santa Cruz (Bayern Münih’ten Blackburn Rovers’a)

Paraguaylı oyuncu daha sadece 18 yaşındayken Bayern Münih tarafından keşfedildi ve takımla birkaç kupa kaldırmasına rağmen, hem yaşadığı sakatlıklar, hem de diğer büyük yıldızların arasında forma şansı bulamaması nedeniyle hiçbir zaman “yıldız futbolcu” olarak anılmadı.

Blackburn Rovers daha 26 yaşında olan futbolcuyu 3,5 milyon sterlin gibi iyi bir fiyata aldı. Mark Hughes’un takımı önümüzdeki sezon Avrupa kupalarına katılma başarısından uzak olsa da, Santa Cruz ligde attığı gollerle takımına altın puanlar kazandırdı.

Münih’le büyük kulvarlarda yarışan oyuncuyu, Blackburn’de harika bir kariyer bekliyor.


1) Fernando Torres (Atletico Madrid’den Liverpool’a)

Liverpool’un ezeli rakipleri Manchester United ya da Everton taraftarları bile herhalde Fernando Torres’un bu listede ilk sırada olmasını yadırgayamazlar. Takıma uyumu, katkısı ve kalitesi göz önüne alındığında el Nino’nun Liverpool için neler yaptığını görebiliriz.

Torres, 20 milyon sterlinle hem bu listenin hem de geçen yazın en pahalı transferi. Daha Ada’daki ilk sezonunda 29 gol atan oyuncunun fiyatı artık tartışma konusu olmaktan çıkmıştır sanırız.

Oyuncu o kadar başarılı ki, rotasyonu çok seven teknik direktör Rafael Benitez, aynı kulüp efsaneleri Steven Gerrard ve Jamie Carragher gibi onu da dokunulmazlar arasına aldı. Hatta Benitez’in, rotasyon politikasını ona göre ayarlıyor olduğunu da söyleyebiliriz.

Torres’in büyük maçlarda fazla gol atamadığı doğru; ancak attığı gollere bakarsanız takıma olan katkısını ve oyuncunun kalitesini sörebilirsiniz. Bazıları tarafından eleştirilse de o bir dünya yıldızı ve Premier Lig’e damgasını vuracağı garanti…

Sulmaan Ahmad

Geçtiğimiz günlerde Ada’da yılın en iyi transferlerini değerlendiren Goal.com yazarlarından Sulmaan Ahmad, bu kez de en kötüleri seçti.

(ÖZEL DOSYA) Premier Lig’de bu sezonun en kötü 10 transferi
Avrupa’nın en zengin ligi Premier Lig’de para her zaman doğru transfer anlamına gelmiyor. Genelde bu sezon iyi transferlerle kaynayan Ada’da aldığı parayı hakedemeyen, sorun çıkaran ve İngiltere’ye alışamayan birçok futbolcu oldu.

Aşağıdaki 10 kişilik liste elbette sadece bizim fikirlerimizle oluştu. Bu listeye itirazı olan varsa, bekliyoruz!

10) Claudio Pizarro, Steve Sidwell ve Tal Ben-Haim (Bayern Münih, Reading ve Bolton Wanderers’dan Chelsea’ye)

Bu tip bir listede bedavaya transfer olmuş oyuncuları dâhil etmek ne kadar doğru bilmiyoruz; ancak dünyanın en zengin kulüplerinden biri sırf bedava diye bu başarısız oyuncuları alınca onlardan bahsetmemek olmaz.

Bu üçlü, Chelsea’nin kadrosuna genişlik katmak için alınmıştı, ancak kariyerlerinin iyi dönemlerini yaşayan bu oyunculara hiç şans tanınmadı. Claudio Pizarro, Bayern Münih’in iyi forvetlerinden biriydi ancak takımı ilk üçe giremeyince o da çaptan düştü. Roque Santa-Cruz’un Blackburn Rovers’daki başarısını örnek alarak Ada’ya gitti ancak takım arkadaşı Shevchenko gibi dibe vurmaktan başka bir şey yapamadı.

Steve Sidwell vasat bir oyuncu. O kadar basit. Sidwell’in takıma kattığı tek şey kızıl saçları oldu. O da yetmez…

Tal Ben-Haim, bu üçlü arasındaki en az trajik olanı. Sezon başında Fernando Torres karşısında çaresiz kaldı, daha az tehlikeli forvetler karşısında da adeta döküldü. Bolton Wanderers’daki performansından eser yok. Takıma sonradan katılan Alex bile daha iyi uyum sağladı. Vatandaşı Avram Grant takımın başına geçmesine rağmen ilk 11’de kendine yer bulamadı.

9) Robert Earnshaw (Norwich City’den Derby County’e)

Derby o kadar kötü bir takım ki, teknik direktörleri Paul Jewell bile kaybettikleri son maçtan sonra Premier Lig’de oynayabilecek kalitede olmadıklarını itiraf etti. Aynı arkadaş kulüp rekorunu kırarak 3,5 milyon sterline daha önce hiçbir başarısı olmayan bir forvet alırken neredeydi acaba?

Daha da ilginci bu kadar paralar yatırılan oyuncu neredeyse hiç oynatılmadı. Üstüne üstlük bir 3 milyon daha verip Kenny Miller’ı aldılar ve Earnshaw’ın oynamamasını garantilediler.

Küme düşmesi kesinleşen Derby, bir daha Premier Lig yüzü görmek istiyorsa daha akıllı işler yapmalı.
8) Younes Kaboul (Auxerre’den Tottenham Hotspur’a)

Londra’daki ezeli rakipleri Arsenal, Fransız ekibinden Bacary Sagna’yı alırken, Tottenham Kaboul’u transfer etti.

Genç, golcü ve ateşli olan bu futbolcunun neresini beğenmiyoruz diye sorarsanız: Defans oyuncusu olmasına rağmen defans yapamamasını! Tottenham bu oyuncuya tam 7 milyon sterlin ödedi. Açıkçası, şayet bu tip gereksiz harcamalara devam ederlerse hiçbir zaman iyi bir kulüp olamazlar. Michael Dawson, Jonathan Woodgate ve kaptan Ledley King’in olduğu bir ortamda Kaboul tam bir fazlalık. Zaten büyük ihtimalle sezon sonunda takımdan sepetlenecek.

7) Rolando Bianchi (Reggina’dan Manchester City’e)

Sven-Goran Eriksson’un akıllı seçimleri ve Thaksin Shinawatra’nın geniş kasası sayesinde City başarılı transferler yaptı, ancak Bianchi bir türlü takıma uyum sağlayamadı.

Premier Lig’deki kuvvetli defans oyuncularıyla boğuşabilecek bir fiziğe sahip olan Bianchi, 8.8 miliyon sterline maloldu. Oyuncunun daha önce Reggina ile başarılı iki sezon geçirdiğini bilen taraftarlar, heyecanla bu oyuncunun performansını beklemeye başladılar.

Bianchi İngiltere’den nefret etti. Kendini daha da rezil etmeden Lazio’ya kiralanması hem kendisi hem de takım için iyi oldu. Lazio’ya giden İtalyan futbolcunun sezon sonunda satılması bekleniyor.

6) Diomansy Kamara (West Bromwich Albion’dan Fulham’a)

Birçok kişi Fulham’ın küme düşme adaylarından biri olmasının başlıca nedeni olarak teknik direktör Lawrie Sanchez’i gösteriyor. Daha önce Kuzey İrlanda milli takımıyla harikalar yaratan Lawrie, kulübün sahibi Mohamed Al-Fayed tarafından eski teknik adam Chris Coleman yerine Craven Cottage’a getirildi. Geçen yaz transfere 25 milyon sterlin harcadılar ve tam anlamıyla skandal işler yaptılar.

Daha önce bahsettiğimiz Earnshaw’ı andıran ancak onun iki katı paraya mal olan Diomansy Kamara, bekleneni veremeyenlerin başında geliyordu. Böylesine vasat bir takımda o da fena değildi ancak aldığı paranın karşılığını hiç veremedi. Tottenham maçında son dakikada attığı röveşata golünün haricinde akılda kalacak hiçbir şey yapmadı. Sezon sonunda takımıyla bilikte küme düşecek ve büyük ihtimal orada kalacak.

5) Craig Bellamy (Liverpool’dan West Ham United’a)

Transfer bütçeniz istikrarlı oyuncu almaya yetmiyorsa bile, saha dışı aktiviteleriyle gündeme gelen problem insan Craig Bellamy’i transfer etmeden önce iki kere düşünmelisiniz. İş gol atma becerisine gelince pek de iyi olmayan ve istikrarı yakalayamayan Bellamy, kötü performansına rağmen, giderken Liverpool’a tam 7,5 milyon sterlin kazandırdı; ancak Upton Park’ta bunun çeyreği kadar iş yapmadı.

Küme düşme adaylarından olan West Ham, Julien Faubert, Kieron Dyer, Scott Parker ve Bellamy gibi oyunculara çuval dolusu paralar ödemesine rağmen ne istediği futbolu oynayabildi, ne de istediği sonuçları aldı. Geçen yaz yaptığı ‘muhteşem’ transferlerden de elinde sadece Bellamy kaldı.

4) Florent Malouda (Lyon’dan Chelsea’ye)

Kâğıt üzerinde her şey mükemmeldi. Chelsea, Arjen Robben’i Real Madrid’e “kakaladı” ve Fransız milli oyuncu Malouda’yı aldı.

Aslında kaliteli bir oyuncu olan Malouda, sakatlıklar, formsuzluklar ve İngiliz hayat tarzına olan nefretin birleşimiyle pek de iyi performans gösteremedi. 27 yaşındaki futbolcu, Chelsea’nin sezon sonunda beklenen kadro değişimini yapması halinde ilk giden oyunculardan biri olacak.

3) David Nugent (Preston North End’den Portsmouth’a)

22 yaşındaki oyuncu önce Bury, ardından da Championship takımlarından Preston’da başarılıydı. Ancak yedek oturacağı neredeyse kesin olan bir futbolcu için 6 milyon sterlin ödemek tam bir rezalet! Takım arkadaşı John Utaka bir milyon fazlaya mal olmasına rağmen yine de yeterince forma şansı bulduğundan listeden yırttı ancak o da paranın hakkını veremedi.

Nugent’ın en kayda değer başarısı, şaşkın milli takım teknik direktörü Steve McClaren tarafından ilk (ve de son) kez milli takıma alınmasıyla yaşandı. Andora gibi zayıf bir takım karşısında sonradan oyun giren David, Jermain Defoe gole giderken topun önüne atlayarak İngiltere’yi bir golden etmişti.

Hatta Nugent’ın çok başarısız bir transfer olduğunu sezon başında farkeden Harry Redknapp, oyuncuyu komik bir paraya Derby’e teklif etti ancak bu transfer bile gerçekleşmedi.

2) Darren Bent (Charlton Athletic’ten Tottenham Hotspur’e)

Bu listede olması oyuncunun kendi hatası olmayabilir ancak Dimitar Berbatov’un olduğu yerde yedek kalacağını bilmeliydi. Hem de bonservisine 16 milyon sterlin ödenmesine rağmen! Bunu adı resmen komedidir çünkü oyuncu bir önceki sezon Premier Lig’in gol kralıydı. Eğer biraz aklı varsa, Jermain Defoe gibi kulüpten ayrılır ve daha çok forma şansı bulabileceği bir takıma gider.

Aslına bakarsanız eğer Berbatov söylendiği gibi sezon sonunda takımdan ayrılırsa, 24 yaşındaki Bent ilk 11’e girebilir. 14 maçta sekiz gol attığından performansı için kötü diyemeyiz. Bir zamanların gol kralı bir şekilde eski formuna kavuşabilir, tabii sürekli oynamak şartıyla.

1) Joey Barton (Manchester City’den Newcastle United’a)

Sezonun en lüzumsuz transferi. Manchester City, oyuncu için aldığı 5,8 milyon sterlinlik bonservis ücretini tahsil ederken içinden kıs kıs gülmüştür herhalde. Zor günler geçiren Newcastle’da sadece 20 maç forma giyebildi. Ondan daha az oynayabilen iki oyuncu ise sakatlıklarla boğuşan Damien Duff ve Emre oldu. Son dakikada Fulham’a penaltıdan attığı gol, bu sezon attığı tek gol oldu ve saha içerisindeki agresif hareketleriyle dikkat çekti. Saha dışındaki cezai hareketleri yüzünden daha çok maç yerine polis gözetiminde yer aldı.

Darp, saldırı, kötü fauller ve pis bir ağız… İşte size Barton! Bu sezon özellikle Sunderland’li Dickson Etuhu ve Ousmane Dabo’ya yaptığı öldürücü faullerle hatırlanacak olan futbolcu, Newcastle için tam bir baş belası oldu.
Sulmaan Ahmad

İtalya ligi Serie A’da son düzlüğe girilirken, Goal.com’dan Carlo Garganese, sezonun en kötü 10 transferini sizler için seçti…

(ÖZEL DOSYA) Serie A’da bu sezonun en kötü 10 transferi

1) Emerson (Real Madrid’den Milan’a) – Milan, bir zamanların başarılı ismi, ancak şimdinin şişman futbolcusu Emerson’u transfer edeceğini duyurduğunda, hiç kimse kulaklarına inanamamıştı. Roma’da oynadığı günlerde muhteşem, Juventus’ta vasat, Real Madrid’de ise tamamen bitik olan oyuncunun düşüşü doğal olarak Milan’da da devam etti.

2) Tiago (Lyon’dan Juventus’a) – Tiago’yu anlatabilmek için tek kelime yeterli: ‘Kişiliksiz’. Tiago’nun zaten dünya çapında bir orta saha oyuncusu olmadığını Chelsea’de görmüştük. Onu sevenler, oyuncunun Londra ekibindeki 4-4-2 sistemine uymadığı için başarısız olduğunu iddia edebilirler, hatta az forma şansı bulduğundan dem vurabilirler. İşin gerçeği şu ki, Juventus gibi büyük bir takım, Tiago’ya bir gömlek fazla geldi!

3) Alvaro Recoba (Inter’den Torino’ya) – Venezia’yı tek başına kümede tutmayı başardığı günden beri Recoba’ya hayranım. En büyük şanssızlığı, kariyerinin en verimli dönemlerini kriz içindeki İnter’de geçirmesiydi. Artık 32 yaşında ve o görkemli günleri geride kaldı. Toino’ya kiralanması hiçbir işe yaramadı ve 17 maçta sadece 1 gol atabildi.

4) Joaquin Larrivey (Huracan’dan Cagliari’ye) – Oyuncu için sezon başında “yeni Gabriel Baristuta” yakıştırması yapanlar, ne kadar yanıldıklarını şimdi anlıyorlar. Şu ana kadar 24 maçta forma giyen oyuncu hiç gol atamadı. Batistuta’ya olan benzerliği ise saç stilinin ötesine geçemiyor.

5) Mauro Esposito (Cagliari’den Roma’ya) – Geçen yaz Cagliari’ye gelen de, takımdan giden de başarılı olamadı. Inter’e giden David Suazo bekleneni veremedi, Esposito ise Roma için tam bir felaket oldu. Bu sezon sadece sekiz maçta forma giyen futbolcu, Mancini, Taddei ve Giuly’nin arkasında forma şansı bekliyor.

6) Nestor Muslera (Nacional’den Lazio’ya) – Muslera, emekli olmaya karar veren Angelo Peruzzi’nin yerine transfer edilmişti. Muslera büyük umutlarla kaleye geçti ancak performansı o kadar kötüydü ki, Lazio 44 yaşındaki Marco Ballotta’yı oynatmaya karar verdi. Özellikle Milan’a 5-1 kaybettikleri maçtaki tuhaf perfomansı hafızalara kazındı.

7) Bosko Jankovic (Mallorca’dan Palermo’ya) – Şu aralar biraz kendine gelmiş de olsa, Sırp futbolcunun Serie A’daki ilk ayları büyük hayal kırıklığı yaattı. Hollanda’da yapılan 19 Yaş Altı Avrupa Şampiyonasında gösterdiği performansla herkesin dikkatini çeken futbolcu, İtalya’da 19 maçta sadece 1 gol atabildi.

8) Sergio Almiron (Empoli’den Juventus’a) – Alessio Secco’nun dahiyane(!) transferlerinden biri daha! “Yeni Juan Sebastian Veron” denilen oyuncu, yavaşlığı ve kel olmasıyla eski Lazio’lu yıldızı andırıyor. Devre arasında Monaco’ya sepetlenen Almiron’un sezon sonunda bonservisiyle satılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

9) Stephan Makinwa (Lazio’dan Reggina’ya) – Reggina, Rolando Bianchi’nin yerini Makinwa ile doldurmayı umut ediyordu, ancak fena halde yanıldılar. Nijeryalı futbolcu, bu sezon sadece 8 maçta forma giyebildi ve hiç gol atamadı. Bir zamanlar kariyeri dikkatle takip edilen bu genç oyuncu, futbol haritasından silindi, silinecek!

10) Maniche (Atletico Madrid’den Inter’e) – Maniche Ocak ayında kiralık olarak Inter’e geldiğinde, takım Serie A’da açık farkla liderdi. Daha hiç yenilmemişler, üstüne üstlük Şampiyonlar Ligi’nde de iyi bir performans göstererek yollarına devam etmişlerdi. O günden beri 6 maç kazandılar, 5 kez berabere kaldılar, 4 de yenilgi aldılar. Şampiyonlar Ligi’nden elendikleri gibi, Roma ile aralarındaki puan farkı da dörde düştü. Maniche aslında kötü değil, yanlış bir transferdi. Inter’in sorunları için onu suçlamak doğru olmaz; ancak kulübün aradığı oyuncu olmadığı kesin.

Carlo Garganese